Bugün çok zorlu geçmiş bir hayat var karşımızda. Küçük yaşlarda zorunlu olarak başlayan mücadele aslında hala daha da artarak devam ediyor. T.S. saatlerce, hiç durmadan anlattı hayatını. “Dahası da var” dedi, ‘’ve keşke olmasa’’ diye de ekledi.

Annemden de, abimden de şiddet gördüm çocukken. Annem de babamdan dayak yerdi. Ailemdeki bütün kadınlar şiddet görmüş aslında, bir tek ben değilim yani. Mazbut, sessiz bir insandım. Zarar göre göre sesimi çıkartmaya başladım. Amcamın oğlu bana bir akrabası ile birlikte cinsel tacizde bulundu, kimseye söyleyemedim. 5 yaşındaydım. Kimseye anlatamadım. Sırf bunlar yüzünden psikoloji okudum. Gönüllü olarak da destek veriyorum.

Çok küçük yaşta böyle bir olay yaşamak sizi nasıl etkiledi?

Önceleri kendimi suçladım hep ve herkes de beni suçladı. Aslında her türlü şiddeti gördüm ve görmeye devam ediyorum şiddet sanki hayatın çok doğal bir parçası, olmazsa olmazı gibi. Bütün hayatımı mahvetti. Bunalıma girdim. Annem görüyordu beni ama ne olduğunu bilmiyordu ki. Özel ders almaya başladım. Bu sefer de öğretmenim taciz etti beni. Anneme anlattım. Belki de anlatmış olmam işin daha ilerilere gitmesini engelledi. Öğretmen dolaylı olarak tanıdığımız birisiydi, annemin bir arkadaşının akrabasıydı ve herkes adamı çok methediyordu. Başka çocukları da taciz etmişti ama hiç kimse afişe edemedi yani adam ceza falan almadı. Sonradan öğrendik ki kuzenimi de taciz etmiş. Bu yaşadıklarınız hayatınızın yolunu değiştiriyor. Geri dönüp eski yola gidemiyorsunuz. Özel ders aldığım yaşlı yabancı dil öğretmenim de daha ilk derste bana cinsel taciz uyguladı. İyi ki anneme anlatabilmişim. Beni bir daha derse göndermedi. Annemin yüreğine inmişti. Onun üzüntüsü beni çok daha fazla üzdü.

Sonra nasıl devam etti hayatınız?

18 yaşındaydım. Öğrenciydim. Hem okuyordum, hem de çalışıyordum aileme yük olmamak için. Ailem memleketteydi. Sabahları okula gidiyordum. Okul çıkışı da tezgahtar olarak çalışıyordum. Biriyle tanıştım. Müşterimdi, bana iş teklifinde bulundu ve sonra da benimle arkadaş oldu. Kısa bir süre sonra bana evlenme teklif etti. Teyzemle tanıştı. Ben onun ailesiyle tanıştım ama annesi ve babası memlekette olduğu için onları hiç görmedim. Her şey çok güzeldi baştan ama sonra dolandırıcı olduğunu, yasa dışı işler yaptığını, bolca sabıkasının olduğunu öğrendim ve ayrılmak istedim, öyle ki daha en başında yanımda polisler alıp götürmüştü. Ben derhal bıraktım ama o beni hiç bırakmadı, sürekli tacizler ve tehditlerle yaşadım. 8.ayımızdı. Sözde evlenince oturacağımız evi göstermek için beni o eve götürdü. Orada bana tecavüz etti. Şok geçirdim, sesim çıkmadı, bağıramadım, bağırsaydım da kimse duyamazdı ve hiçbir şey yapamazdı, sadece rezil olacağımı düşünüyordum. Çok ağlıyordum. Ben ağlarken o kutlama yapıyordu. Karşımda içki içiyordu. “Kadınım oldun” diye bağırıyordu. Hissettiklerimi anlatmam mümkün değil. Oradan çıkınca teyzemin evine gittim. Ağrıdan, acıdan yerimde oturamıyordum ve şoka girdiğim için hiç uyuyamamıştım. Söyleyemedim. Kimseye anlatamadım. Psikolog ile görüşüp çok kötü şeyler olduğunu ve yok olmak istediğimi söyledim. Bu arada adam hala peşimdeydi, önceleri şiddetle reddettim ama sonra çözüm bulamadığım için mecburen ona dönmek zorunda kaldım.

O dönemde çok genç ve deneyimsizdim ve bu olayın verdiği psikolojiyle ne yapacağımı bilemedim. Öncelikle ondan uzaklaştım ve içime kapandım fakat rezil olma duygusu, tehdit edilme korkusu ile olayı kabullenmek durumunda kaldım ve benimle formalite gizli bir evlilik yaptı. Tabii ki kısa süre sonra da olaylı bir şekilde boşandık. Kesinlikle evimiz, eşyalarımız olmadı, asla birlikte yaşamadık ve çok az kişi bu evlilikten haberdar oldu. Ailemden çok az kişi bu evliliği tesadüfen öğrenince kıyametler koptu. Feci dayaklar yedim ve eve kapatıldım, tehditlere ve hakaretlere maruz kaldım ve tüm bunlar uzun yıllar periyodik olarak devam etti. Bu olay yüzünden tüm hayatım ve kişiliğim değişti. Hayatım zehir oldu. Kendisinden şikayetçi olduğum takdirde bana ve aileme her türlü zarar vermekle ve öldürmekle tehdit etti. En başında bana suçunu itiraf edip sayısız kere özür diledi fakat ben affetmeyince inanılmaz öfkelendi ve beni tehdit etmeye başladı. Artık dayanamıyordum. Ruhsal olarak çok büyük bir travma yaşıyordum. Ölmeyi bile denemiştim. Yıllar sonra onun bana formalite nikah kıydığı zaman benden gizlice çıktığı ve benden o zaman haberi olan bir kızla gerçekten evlendiğini ve çocuklarının olduğunu duydum. Yolda karşılaştık, kabus gibiydi. Bana yaptıklarını hatırladıkça travmam tetiklendi, karakolluk olduk. Bağırmaya başlamıştım sokağın ortasında. O kabullenmiyordu. Yaptıklarının hepsini inkar ediyordu ve beni suçlu gösteriyordu ve toplumun, yargının ve sağlık sisteminin büyük çoğunluğu, neredeyse hemen herkes hep onun yanındaydı ve tarafındaydı. Yoksa tüm bunlar bu hale gelir miydi hiç. Hakkımda hakaret davası açtı. Hapis ve para cezaları aldım. Kimsenin umurunda değildim.  Adamın bana eylemleriyle neredeyse hiç ilgilenmedikleri gibi sadece benimle, ailemle, çocukluğumla, kısaca her şeyimle uğraştıkça uğraştılar. Hasta edilmemeniz imkansız. Çok ama çok zarar gördüm, tam bir travma. Zaten hukuki ve tıbbi süreçlerde de ataerkil düzen gözüme, kulağıma, ruhuma işkenceyle sokuldu.  Hastanede çok değişik hastalıklar ve insanlar tanıdım ve onlara yardım etmem gerektiğini düşündüm. Orada spor yaptım, şarkılar söyledim. Daha önce müzik eğitimi almıştım ve ödülüm vardı. Müziğe geri döndüm, günlük hayatta vaktim yoktu. Spor yapmaya zaman ayırdım ve bol bol oksijen aldım, hayattan izole oldum ama kabus gibi günlerdi dayanmak zorunda olduğum için mecburen dayandım.

Çıktıktan sonra neler yaptınız?

Uzun yıllar sonra tesadüfen birisiyle tanıştım. Eşim. Hiç beklemediğim bir anda oldu. Evlendik. 13 yıldır da evliyiz. 1 çocuğumuz var ama yaşadıklarımın izleri asla ve asla ruhumdan silinmeyecek. Manevi yüküm o kadar ağır ki, taş taşıyor gibiyim.  Kadına şiddet benim bireysel ve toplumsal sorumluluk projem artık. Hayatıma buna adadım. Gönüllü olarak çalışıyorum. Tecavüzü kabullenmek, insanlara bunu anlatmak ve ispat etmek çok zor ve hatta imkansız. Bugün gene olsa gene hukuki boyuta taşımayı düşünmem ve yine olayı düzeltmek için elimden gelen tüm çabayı gösteririm. Söylemek zorunda kalınca çoğu arkadaşımı kaybettim ve bazıları da bunu aleyhime koz olarak kullandılar. Herkesle ayrı ayrı mücadele veriyorsunuz. En başta toplumun kadına olan algısını değiştirmemiz gerekiyor. Bu nedenle projenizi sonuna kadar destekliyor ve devamını diliyorum.

Bir Yorum Yazın