Anlaşamadık eşimle. Psikolojik tedavi görüyordu. 13 yıldır evliyiz. 31 yaşındayım, 3 çocuğum var. Ağrı’da doğdum. Eşim akrabam zaten. Ben evlenmeyi istemedim. Abim istedi. Babam ben küçük yaştayken vefat etti. Abim eve bakıyordu. Annem de beni vermek istemedi ama abim, eşimin maddi durumu iyi diye beni evlendirdi. Çocuk kıyafetleri satan bir dükkanı vardı. Ben hiç okula gitmedim. 8 yaşında çalışmaya başladım tekstil atölyesinde. 18 yaşıma geldiğimde de beni evlendirdiler. Evlendikten sonra İstanbul’a geldik. Sürekli şiddet uyguluyordu bana. Durduk yere. Mesela kapıyı geç açtım diye, ya da pazarda neden yarım saatten fazla kaldım diye. 1 sene sonra oğlumuz oldu. 6 sene sonra da ikinci oğlumuz dünyaya geldi. Kızım ise şu an 1 yaşında. Küçük olanı dövmüyordu ama büyük oğlumuza yapmadığı eziyet kalmadı. Durup dururken hem de. Korkudan ne yapacağımı şaşırıyordum. Evin içinde bıçakla geziyordu. Beni ve büyük oğlumu sürekli korkutuyordu.

Ayrılmayı düşünmediniz mi?

Hep aklımdaydı boşanmak. Annemlere de söyledim ama kabul etmediler. “Öleceksen kendi evinde öl. Sana kim bakacak? 3 çocuğun var. Çocuklara kim bakacak? Biz ancak sen ölürsen çocuklarına bakarız” dediler. Düşünebiliyor musunuz? Benim ailem söylüyor bunları. Bir gün büyük oğlumu çok kötü dövdü. Başını duvara vurdu. Çocuğumun başı kanlar içindeydi. Hemen hastaneye gittik. Bu olaydan sonra dayısı onu Bakırköy sinir hastalıkları hastanesine yatırdı. 3 ay kaldı orada. O kadar rahattık ki. Gece yatağa girdiğimde “Acaba bu gece beni bıçaklar mı?” diye düşünmüyordum. Ama şöyle bir hastalık. Dışarıya melekti. Bana ve oğluma şeytan. Oğlum 40 günlükken onu aldı yere vurdu. O gün bugün evladıma yapmadığı eziyet kalmadı. Ben yıllarca o eve gelmeden odaya kilitledim kendimi ve çocukları. Böyle bir hayat düşünebiliyor musunuz? Bir kere demir sopayla başıma vurdu ben banyodayken, bayılmışım. Durup dururken vurdu hem de. Sonra da “Özür dilerim, bir daha olmayacak” dedi. İlaçlarını kullanmıyordu. “İstemiyorum” diyordu. Şimdi bana soracaksınız. Madem böyle bir hayat yaşıyordun, neden 3 çocuk yaptın diye. Aileme gidiyordum, beni kabul etmiyorlardı. Kocam demekten iğrendiğim adam “Benden başka kimsen yok gördün mü? Kimsesizsin. Mecbursun bana kadınlık yapmaya” diyordu. Severek, isteyerek olmuş çocuklar değiller. Ben isteyerek birlikte olmadım onunla. Bu da bir tecavüz değil mi? Ben istememiştim ki. Aileler görün. Siz kızlarınıza sahip çıkmayınca bakın neler oluyor. Annem de çaresizdi. O da aslında benimle aynı kaderi paylaşıyordu. Hepsi abimin yüzünden oldu. Benim ve çocuklarımın hayatını mahvetti. Büyük oğlum ne diyor biliyor musunuz? “Onun bana yaptıklarını, ben de büyüyünce ona yapacağım”.

Peki ne oldu da evden ayrıldınız?

Kimse bana sahip çıkmamıştı. Çok çaresiz hissediyordum kendimi. Bir gün babası eve geldi. Ayrılmak istediği öğrenmiş. “Oğlunuz hasta. Hastaneye yatırın” dediğim an bana saldırdı, beni dövmeye kalktı. “Önce git sen kendin iyileş, sonra oğlumu iyileştir” dedi bana. Hakaretler etti. Küfürler etti. Komşuya kaçtım. Polis çağırdılar. Polis bizi apartmandan çıkarttı. Uzaklaştırma kararı verdiler. Boşanma davamız da devam ediyor.

Şimdi sizi rahatsız etmiyor mu?

Uzaklaştırma kararı olduğu için çekiniyor ama beni bulmaya çalışmaktan da vazgeçmiyor. Bir kere takip etti bizi. İzimizi kaybettirdik. Değişik sokaklara girdik. Sağdan soldan oturduğum mahalleyi öğrenmiş. Sosyal hizmetlerden destek bekliyorum. Yardım çıktığı an başka yere taşınacağım.

Bir Yorum Yazın