Bugün Meryem Gündüz’ün hayat hikayesini dinlemek için yeniden Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği’ni ziyaret etmek üzere yola çıktık. Vardığımızda Meryem Hanım bizi bekliyordu. Sıcak bir karşılamanın ardında röportajımıza başladık.

Önce sizi tanıyabilir miyiz Meryem Hanım?

Tabii ki. Ben Meryem Gündüz. 37 yaşındayım. Ayrılmış anne ve babanın çocuğum. Anne ve babamla büyümedim, beni babaannem büyüttü. Beni babaanneme bırakmışlar ve bana o baktı. Kendi çabalarıyla okuyan çalışan bir çocuktum hep. Kendimi kendim yetiştirdim. Annem bana hamileyken babam ile boşanmışlar. Babam anneme “Aldır çocuğu” demiş fakat annem aldırmamış. Annem daha sonra bana bakamamış ve beni babaanneme bırakmış. Tabii şu an çok alakamız yok. Neredeyse hiç görüşmüyoruz. Hep kendi ayaklarımın üzerinde durmaya çalıştım. Kimseye muhtaç olmamaya çabaladım. Ben liseye giderken tezgahtarlık yaparak para kazanırdım. Kendime üst baş alırdım. Hayat ile mücadelem bir şekilde erken yaşlarımdayken başladı.

Evlilik süreciniz nasıl ilerledi?

Ben erken yaşta evlenmedim. Evlendiğimde 29 yaşımdaydım, şu an 37 yaşındayım. 5 yaşında bir oğlum var. 0-3 yaş aile içi şiddetten dolayı engelli raporu var. Dil konuşma geriliği var.  1 yıl önce konuşmaya başladı. Şu an da psikolojik destek alıyor. Anaokuluna gidiyor. Evden ayrıldıktan sonra dili açıldı çocuğumun. O şiddet dolu evden çıkınca oğlumun psikolojisi düzeldi. Evlendik her şey güzeldi sessiz sakin çok konuşmayan bir adam, kendini çok ifade etmeyen ve toplum içinde de böyle olan bir adamdı. Evlendiğimizde her şey tam tersine döndü. İnternet bağımlılığı başladı. Odadan çıkmayan bir adam haline dönüştü. Bu süreçte de bana şiddet uygulamaya başladı.  “Hadi gel yemek ye” dediğimde bana dayakla geri dönüş yapıyordu. Kendine müdahale ettirmeyen bir adamdı.

Peki, bu süreç nasıl başladı? Evlenmeden önce şiddet sinyalleri veriyor muydu?

Biz sevgiliyken kötü bir sözü bile yoktu. Evlendikten sonra bambaşka bir insana dönüştü. Sessiz sakin bir insandı. Bildiğim kadarıyla bu davranışları önceden ailesinde de yapıyormuş. Tabii ben bunları sonradan öğreniyorum. Şiddet uyguladığında “Ne var ki? Ne yaptım?” diyordu. “Yaptım ve yine yapacağım” diyordu.  Ben 8 yıldır şiddet gördüm ve ilk dayağımı hamileyken yedim. Saçma sapan bir sebepten dolayı. Bir gün yemek yiyorduk ve “Neden bu tuzluğu buraya koydun?” diye dayak attı bana. Düşünebiliyor musunuz? Böyle saçma bir sebepten ötürü dayak yiyorsunuz. “Neden bana ters bakıyorsun?” derdi mesela ve yine dayak yerdim.

Dayanılmayacak noktaya geldiği zaman ne yaptınız?

Şimdi benim aileden yana bir desteğim yok. Ben doğum yaptım ve çocuğumu alıp gidebileceğim bir yer yoktu, çalışma şansım yoktu. Bir yere gitme, kaçmayı düşünme gibi bir durumum bile yoktu. Çünkü nereye gideceğim. O evde olmak zorundaydım. İmkanım olmadan gidemezdim. Bir gün oğlum hastalandı ve ağlıyordu. “Bu çocuk neden ağladı?” diye beni döven bir adamdı kocam. “Neden susturamıyorsun?” diye kapı baca üstüme yıkılırdı. Çocuğumun gözü önünde oluyordu bütün bunlar.

Eşinizi biraz anlatır mısınız? Ne iş yapıyordu? Davranış özellikleri nasıldı?

İçine kapanıktı. Bir ilaç fabrikasında laborant olarak çalışıyordu. Maddi anlamda bir sıkıntı yaşamadık ama şiddet sorununu hiçbir zaman aşamadık. Benim çıktığım evde kapılar kırıktı. Sandalyeler kırıktı.

 Çocuğunuz dünyaya gelmeden önce evliliğiniz nasıldı?

İkimiz de çalıştığımız için akşamdan akşama görüşüyorduk. Çok problem yoktu. Zaten kısa süre sonra hamile kaldım ve sorunlar başladı. Kendi sorunları yüzünden bunları yaşadık ve ben ona destek alabileceğimizi, doktora gidebileceğimizi söylüyordum.  “Düzebilirsin” dediğimde yine şiddet görüyordum. Bu durumda daha fazla ne yapabilirsiniz ki?

Size nasıl şiddet uyguluyordu?

Dayak, yumruk, tekme, tokat aklınıza ne geliyorsa hepsi. Bıçak çekmeye kadar. Cinsel taciz ve tecavüz bile var. Bana şiddet uyguladıktan sonra onunla birlikte olmak istemedim ve bu sebepten dolayı benimle zorla ilişkiye girmeye çalıştı. Oğlum bütün bunlara şahit oldu. Kaç yaşına kadar konuşamadı. Şiddetin içinde büyüdü çünkü. İletişim bozukluğundan dolayı gelişimini etkilendi. Ben bu şiddet aşamalarında hiçbir zaman susmadım. Her seferinde polise karakola gittim. İki gün içeride de yattı ama kesin çözüm olmadı. Beni hep tehdit etti. Hala da ediyor. Telefonum tehdit mesajlarıyla dolu. Küfür hakaret ne ararsanız, her şey var.

Bu süreçte hiç boşanmayı düşünmediniz mi?

Ben boşanma davası açtım ama ailemden destek göremediğim için takip edemedim. Çünkü gidecek yerim yoktu. Nereye gidebilirdim ki? Onu evden uzaklaştırmayı denedim. Uzaklaştırma kararı aldırdım ve onu evden uzaklaştırdım. En azından rahat uyuruz diye. Para biriktirmeye başladım. İki bilezik yaptım ve bozdurduğum parayla eve çıktım. Bir sabah o evde yokken kamyonu evin oraya çektirdim. Oğlumu da aldım ve şu an da yaşadığımız yere taşındım. Ondan uzaklaşmak için en uzak yeri seçtim. Bir gün içinde o sinirle evi yerleştirdim. Babaannemlerden para aldım. O parayla oğlumu kreşe yazdırdım. Elektriği ve suyu açtırdım. Artık şiddetin yaşanmadığı evim hazırdı. Daha sonra hemen adliyeye gidip boşanma davası açtım. Bana bu derneği önerdiler ve buradaki insanlarla tanıştım.

Terk etme cesaretini nasıl kendinizde buldunuz?

Artık çocuğum elimden gidiyordu. Cesareti oğlumdan aldım. Sebep oğlum. Yaşanılan zor ama verdiğim mücadele beni daha da güçlendirdi. Hayata ve oğluma daha çok bağlandım.

Sizi bulmasından korkuyor musunuz?

O evde, o insanla birlikte yaşadım. Bundan daha büyük korku olabilir mi? Şu an hiç korkmuyorum. O korksun. Ben şu an koruma altındayım. Buraya gelsin, bir telefonla içeri girer. Ben onu şikâyet etmedim. Hapse girmesin, çocuğumun babasıdır diye. Bu iyi niyetime karşılık verirse, görüş günlerinde oğlunu görebilir. Ama baktım ki bunu su istimal ediyor böyle bir imkanı asla olmaz. Yakınımda kim varsa herkes koruma altında ama bu koruma kararının eksikleri var ve şu an o konuyla ilgili mücadelem devam ediyor.

Bundan sonrası için ne düşünüyorsunuz? Nasıl ilerleyeceksiniz?

Belediye ve kaymakamlığa gerekli başvuruları yaptım. Belediyeden bana ufak bir yardım gelecek. Arkadaşlarım da yardımcı oluyor ama bir yere kadar. Her şeyden önemlisi iş. İş arıyorum şu an. Ayakta durabilmem için ekonomik gücüm olmalı. Çocuğum olduğu için hafta sonu onunla ilgilenebileceğim bir iş olsun istiyorum. Çünkü onu kimseye bırakamam. Bu saatten sonra benim için sadece çocuğum var. Ben onun için yaşıyorum.

 

 

 

 

 

One comment

Bir Yorum Yazın

  1. Tüm zorluklara ve engellere rağmen yılmadan tükenmeden ve en önemlisi kabullenmeden, Kendi sorumluluğunu alabilmek Dünyanın en güzel yol ayrımı bu. EN GÜZEL YOL AYRIMI …

%d blogcu bunu beğendi: