Songül Hanım’ın hikayesini sosyal medyadan duymuştuk. Kendisi Almanya’da yaşıyordu. Yine sosyal medya aracılığıyla kendisine ulaştık ve bizi kırmadı. Bu hafta sizlere, yıllardır savaş veren güçlü bir kadının hikayesini anlatacağız.

Türkiye’de mi doğdunuz?

Hayır, Almanya’da doğdum. 43 yaşındayım şu an. 3-4 yaşlarında Türkiye’ye döndük. Çocukluğum Türkiye’de geçti. 25 yaşında evlendim. Eşim için yeniden Almanya’ya geldim. Evlendikten 6 ay sonra garson olarak çalışmaya başladım. 1 yıl çalıştıktan sonra aynı yerin işletmeciliğini üstlendim ve restoranı satın aldım. Ama sonra sattım ve parayı ayrıldığım eşime verdim çünkü o olmasa çocuğumu yanıma alamazdım. Kendime sıfırdan bir hayat kurmak istedim. Her zaman kendi ayaklarının üzerinde duran biriydim. Yeniden garson olarak çalışmaya başladım. Hem çalışıyordum hem de para biriktiriyordum. Eşimden ayrıldım. Ayrılma sebebimiz kızımın psikolojik sorunlarıydı. Yeni bir restoran açtım. Tekrar para biriktirdim, restoran açtım. Büyük organizasyonlara yemek verdim, düğün salonu kiralayıp yemekler yaptım. Almanya’da Türk mutfağını tanıtmaya çalıştım. Ama yeniden işimi kapatmak zorunda kaldım.

Anlattığınıza göre yeniden ayağa kalkmışsınız. Neden işinize devam etmediniz?

Çünkü bir anda her şey değişti. Kanser olduğumu öğrendim ve her şeyi sattım. Hastaneye yattım. Malulen emekli oldum. Ama iyileştim. İyileştikten sonra da tercümanlık yaptım ve bir tekstil firması açtım.

Neden Türkiye’ye geldiniz?

Babamın işleri nedeniyle ben 3-4 yaşımdayken Türkiye’ye döndük. Babam annem bana hamileyken üzerine kuma getirmiş. Dolayısıyla diğer karısı ve ondan olan çocukları da bizimle geldiler. Annem yuvasını yıkmamak için babamdan ayrılmamış. 3 kardeş biz, 3 kardeş de onlar hep beraber yaşamaya başladık. Ama evimizde huzur yoktu, sürekli anlaşmazlık vardı. Babam da birkaç yıl sonra ikinci eşini ve çocukların alıp Konya’ya gitti. Biz Türkiye’de kaldık. Annemi hep döverdi babam. Beni de hiç sevmezdi annemin tarafında olduğum için.

Anneniz 3 çocuğuyla yalnız başına kalmış. Hayatınızı nasıl devam ettirdiniz?

Maddi sıkıntılar olduğu için annem beni 4. Sınıfta okuldan aldı ve birlikte tarım işçisi olarak çalışmaya başladık. Ablam 18 yaşında abimin arkadaşına kaçtı. Babam ablamı bu olay için çok dövdü ve onu birine para karşılığı sattı. Babam çok kötü biriydi. Ablam tekrar kaçtı. Nereye gittiğini bilmiyorduk. Herkes genel evde çalıştığını söylüyordu ama biz ileride öğrendik ki orada değilmiş.

Sonra annem beni bir ardiyede işe verdi. Birisi bana bir mektup bırakmış, aşk mektubu. Mektubu da annem bulmuş. Ben daha çocuğum, anlamıyorum bile olanları. Annem ablamın olayından sonra o kadar korkuyor ki, beni çok dövdü korkusundan. Komşular bile sesimizi duymuş. Sonra da adım çıkmış “sevgilisi var” diye. Ama ben daha 11 yaşındayım. Ne sevgilisi? Ben oyun oynamak istiyorum. Bir gün karşı komşumuzun kızı: “Bayram diye biri var. Sana aşık olmuş. Seninle görüşmek istiyor” dedi. Ben tabii istemedim. Ardından beni rahatsız etmeye başladı, etrafımda dolaşıyordu. Ben annem görür diye çok korkuyordum.

Ne yaptınız peki?

Bir gece balkonda bulaşık yıkarken, balkonun altına geldi ve “aşağı in” diye ısrar etti. Tehdit etti “annene söylerim” diye. Ben inmedim. Ertesi gün tekrar geldi. “Dışarı çık” dedi, “çıkmazsan kapıyı çalarım” dedi. Ben çıkmadım ve dediği gibi kapıyı çaldı. Annem o sıra şansa banyodaydı, ben açtım kapıyı. Çok korkmuştum. Çıktım dışarı. İncir ağacı vardı evimizin ilerisinde. Beni oraya götürdü ve öpmeye başladı. Onu o kadar güçlü biri olarak görüyordum ki, korkumdan sesimi çıkartamadım. Beni tehdit ederek her gece taciz etti. İlerleyen zamanlarda da tecavüz etmeye başladı. Önceleri anlayamıyordum bile ne olduğunu. İlerleyen zamanlarda neyin ne olduğunu anladım. Beni annem ile korkutarak her gece bana tecavüz etti. Aileme diyemedim, beni öldürürlerdi. Hasta oldum. Saçlarım dökülmeye başladı, saç kıran olmuşum sıkıntıdan. Bu adamdan kurtulamıyordum. iyice işler sarpa sardı. Sonra ablam bir gün çıkıp geldi. Ben 12 yaşlarındaydım. Çok zayıflamıştı, küçücük kalmıştı. İçeri aldım. Abim görmesin diye odaya sakladık ama gördü tabii ablamı. Eskiden çok döverdi ama bu sefer ablam o kadar hasta görünüyordu ki dokunmadı ona.  Ablamın çok hasta olduğunu ve çok kötü şeyler yaşadığını duyunca dayanamadı ve izin evde kalmasına izin verdi. Ben de ablam evdeyken yaşadığım her şeyi ablama anlattım. “Annemlere söyleyelim mi?” dedim. “Hayır. Seni de satarlar” dedi ve sustuk. Daha sonra ablam hastalığı yüzünden vefat etti. Yine yalnız ve çaresiz kalmıştım. Bayram’ın ailesi oranın mafyası gibiydi. Herkes onlardan korkardı. Bana sürekli tecavüz ediyordu. Bense işin içinden kurtulacak yol bulamıyordum. Annem de bir şeyler anlamıştı ama tecavüzden haberi yoktu.

Kimseye söylemeden nasıl dayandınız? Neler hissediyordunuz?

Dayanamadım. Çalıştığım yerdeki ablaya anlattım. “Antalya’da bir aile var. Çocuklarına bakıcı arıyorlar. Orada kimse seni bulamaz” dedi. Ben de çaresizlik içinde gittim, kaçtım yani. Dediği gibi oldu. Bir ay çocuklara baktım. Bir gün telefon çaldı, arayan oydu. Beni bulmuştu. “Hemen aşağın in”dedi. O kadar korkmuştum ki, hemen evdekilere anlattım. Onlar da “bir daha ararsa söyle yukarı gelsin kızım” dediler. Tekrar aradı, yukarı çağırdım. Beni odadan çıkartmışlardı ama “bu kızı rahat bırak. Yoksa seni polise veririz” dediklerini duydum. Gitti. Aradan birkaç gün geçti. Yine telefon çaldı. Bu sefer arayan babamdı. Beni almaya geleceğini söyledi. Birlikte tekrar Serek’e döndük. Babam beni çok dövdü. Bir nevi işkence gördüm babam ve abimden. Ardından Bayram tekrar bana tecavüz etmeye başladı. 14 yaşlarındaydım ve ilk kez adet olmuştum. Bir gün evde yalnızdım. Zorla içeri girdi ve bana tecavüz etti. Ben iyice korkmaya başladım ve o korku ile epilepsi hastası oldum. Çıldırıyorum derdimden ama elimden tutan kimse yok. Ben de çareyi kendimi öldürmekte buldum. Fare zehri ile ilaç içip, intihar ettim.  Sokakta beni baygın bulup hastaneye kaldırmışlar. Uyandığımda polisler başımdalardı ama korkudan ifade veremiyordum. Bir kadın yanıma yaklaştı ve beni tehdit etti. Bayram’dan haber getirmişti. Polise sevgiliyiz dememi istemişti ama ben dayanamayıp her şeyi anlattım. Bunu tutukladılar. Ailesi bana “ifadeni geri al, evlenecek Bayram seninle” dedi. Ama etrafımdaki herkes beni korkutuyordu. “Bayramlar 13 erkek kardeş. Evlenince hepsine karılık yapacaksın” diyorlardı.  Bu arada midem bulanmaya, başım dönmeye başladı. Ben hastalıktan zannederken meğer hamileymişim. İyice çıkılmaz bir hal aldı işler. Bu sefer savcıya gittim. Ama o kadar güçlü bir aileydi ki, herkes onlardan korkuyordu. Savcı “DNA testi sonucu vermen lazım. Ancak o zaman söylediklerinin gerçekliği ispat edilir. Şu an bir şey yapamayız”” dedi. Mahkeme oldu ama tabii Bayram çıktı hapisten. Ailesi hamile olduğumu öğrendi. Beni yanlarına aldılar. “Çocuğu aldıracaksın” dediler ama ben kabul etmedim çünkü tek kanıtım o benim. Bayram’ı ancak öyle şikayet edebilirdim. Evde beni merdivenlerden yuvarladılar, dövdüler ama çocuğum düşmedi. Bir gün bayıltmışlar beni. Bir uyandım karşımda ebe. Bir hışımla kalktım masadan. “Alamazsın çocuğumu. Seni şikayet ederim” dedim ve çıktım odadan. Seyyar ailesi kapıda beni bekliyordu. Kargaşa olunca ebe kovdu evden hepimizi. Beni döve döve annemlere getirdiler. O halimi gören babam ve abim daha dövülecek halim kalmadığı için bir şey yapmadılar. Beni her gün tehdit ediyorlardı ama yılmadım. Bir gün tanıdık biri gelip: “Bayram’ın dayısı sana yardım etmek istiyor. Kabul et. Bak zengin, parası var. Sana avukat tutacak” dedi. Bende çaresizlik ile kabul edip evine gittim, inanmıştım. 65 yaşlarındaydı. Evde başka kimse yoktu.  Bana yaklaştı ve elimi tuttu. Üzerime gelmeye başladı. O an anladım maksadını. Kaçamaya çalışsam bile kurtulamadım. Hamile halimle tecavüz etti bana ve çıplak fotoğraflarımı çekti. Sonra da bana musallat oldu. Tehdit etmeye başladı. “Yanıma gelmezsen fotoğraflarını herkese gösteririm” diyordu. Gitmediğim için fotoğraflarımı gerçekten de dağıtmış. Yaşlı yaşlı adamlar kapımıza gelip bana kötü tekliflerde bulundular. O sıra ben 6 aylık hamileyim, ispatlamak için oradan oraya gönderiliyorum. Karnım burnumda, daha neyi görmek istiyorlarsa. Kızımı doğurdum. Ama İstanbul’a gidip DNA testi yaptıracak paramız yoktu. Annemin bir yüzüğü vardı, onu sattık.  Test sonucuna göre Bayram Seyyar babası çıktı. Ben hemen gidip şikayet ettim. Ağır ceza mahkemesinde yargılandı. Tecavüz tarihi 11 yaş olarak değil hamile kaldığım yaş olarak gösterildi. 1 yıl 8 ay hapis aldı ama iyi hal indirimiyle 4 ayda çıktı ve beni tehdit etmeye başladı. Ben korkudan valiliğe sığındım. Orada Kalem Müdürü olan bir kadın bana yardım etmek istedi. Bana iş teklif etti. “Kayınvalideme bak ve bizim evde kal ama çocuğunu kabul edemem” dedi. Ben önce kabul etmedim kızımı bırakmak istemediğim için. Daha sonra düşününce, biraz çalışır para biriktirir ve kızımı yanıma alırım dedim ve öyle de yaptım. 7 ay çalıştım. Baktığım kadın öldü ama o aile beni benimsedi ve bana destek oldular. Garsonluk yaptım, sonra da kızımla beraber eve çıktım. İnsanlar bana hep kötü gözle bakıyorlardı ve o sıralar ilk eşimle tanıştım. Temizlenmek için evlendim. Ama maalesef o da kötü biriydi. Alkol ve uyuşturucu gibi bir sürü kötü alışkanlığı vardı. O eşimden oğluma hamile kaldım. 7 yıl anlaşmazlık içinde geçti ve sonra ayrıldım. Otelde iş buldum, çalıştım, para biriktirdim ve Almanya’ya döndüm. Sonra ikinci eşim ile tanıştım, evlendik. Ancak kızımın psikolojisi bozuldu ve ondan ayrılmak durumunda kaldım. Şimdi çocuklarım ile sessiz, huzurlu bir yuvam var ama hala onların sürünmesi için davalarım devam ediyor. Kızım 18 yaşına gelince babalık davası açtık. Kazandık. Şimdi de tazminat davası devam ediyor. Hakkımı alana kadar yargılanmaları için uğraşacağım.

2 comments

Bir Yorum Yazın

  1. Gerçekten acıklı bir hikaye…
    Şiddet bu kadar basitleştirilmemeli!!

  2. teşke yaşamasaydın abla be bunları teşke sapık zihniyetli insanlar bulmasaydı seni hikayen çok üzücüya

%d blogcu bunu beğendi: