Kapadokya Kadın Dayanışma Derneği vasıtasıyla ulaştık kendisine. “Kartopu oynuyordum. ‘Bak kocan geliyor’ dediler. ‘Ne kocası?’ dedim. Sokakta ip atlarken, kartopu oynarken evlendirildim” dedi. Böyle başladı Nergiz Toyvuran hikayesini anlatmaya.

Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

44 yaşındayım. Nevşehir’de doğdum. 7 kardeşiz; 6 kız, 1 erkek. Hepimizi 13-14 yaşımıza geldiğimizde evlendirdiler. Ben 14ümdeydim evlendirildiğimde. Kocam benden 10 yaş büyüktü. Bilmiyordum evliliğin ne olduğunu. Babam geri kafalıydı. Kız erkenden evlendirilmezse evde kalır diye düşünüyordu. Çeyizim bile hazırdı çocuk yaşta. Bana hiç sormadı seviyor muyum, sevmiyor muyum diye. “Evlenmezsen anneni öldürüp ahıra gömerim” dedi. Yapacak bir şey kalmamıştı.

Baba evinde nasıl bir hayatınız vardı?

Babam bizi de annemi de sürekli döverdi. Evlendikten sonra bile dövmeye devam etti. Kaynanam beni kötülerdi babama sokakta oynadığım için. Babam da gelip beni döverdi. Oysa ben çocuktum. Çocuğum vardı ama ben de çocuktum. Annem vefat etti. Hayatı hep dayak ve işkence ile geçti. Tandıra saklanırdı babamdan kaçmak için. Ablam kendini camdan attı babamı durdursun diye. Ben ağlardım. Aklımda yer etmiş. Saçından sürüklerdi annemi. Bıçakladı bir keresinde. Çok çekti annem. Sizinle konuşurken her şey film şeridi gibi gözümün önünden geçiyor şu an. Babamdan çok iğreniyorum.

Evliliğinizde nelerle karşılaştınız?

Kayınvalidemin evinde yaşamaya başladık. Ablamlar ilk gece ne olacağını anlatmışlardı ama anlamamıştım. Yan yana uyuyacağız sanmıştım. Çok korktum, çok ağladım “anne” diye. Annemin yanına gitmek istedim. Ama babamdan korkuyordum, zaten beni göndermezlerdi de. Kocam birlikte olmak istemediğim için sürekli dövdü beni. Aylarca böyle devam etti. Sonra hamile kaldım. Farkında bile değildim hamile olduğumu. Ama babam dövdü beni, hem de zincire bağlayarak. Çocuğu düşürdüm. Eşimin de babamdan bir farkı yoktu. Çok içki içerdi ve beni sürekli döverdi. Beni bıçakladı ama hastaneye bile gidemedik. Beni korkuttular. Ben evlendikten kısa bir süre sonra annem de vefat etmişti. Kimsem yoktu artık. Ama buna rağmen boşanmayı çok istiyordum. Evden kaçtım. 17 yaşındaydım. Babamın evine gidemezdim. Anneannemin köyüne gittim. “Git polise, seni öldürürler” dedi bana. Eşim ve babam her yerde beni arıyorlardı. Terminaldeyken bir polis yanıma geldi ve beni karakola götürdü. Babanı ve kocanı çağıracağız dediler. “Abi yapma, beni döverler” dedim. “Korkma, ben arkandayım” dedi. Babamla kocam geldiklerinde ağlamaya başladım ve komiserin arkasına saklandım. Komiser babamı ikna etti. Boşandım.

Boşandıktan sonra babanızın yanına mı gittiniz?

Evet. Gidecek yerim yoktu ki. Babam ahırda yer hazırlamış benim için. Zincire bağladı beni. Bir de kuyu eşmiş. Ben açıktan ölecekmişim, sonra da beni oraya gömecekmiş. Ablam kurtardı beni. Babam eve gelince beni gördü ve çok kızdı. Bu sefer de odaya kilitledi. Sonra bağa gittiler üvey annemle. Abim evdeydi. Amcamın karısı abime “Nergiz camdan inşaat işçilerine bakıyor” demiş. Abim de beni telefon kablosuyla dövdü. Yine ahıra kapattı. Babam eve gelene kadar ben kaçtım. Komşuya sığındım. Her yerim kan. Akrabalarım var ama babamın korkusundan kimse beni kabul etmiyor. Üvey ablama gittim. Ertesi gün abimle öbür ablamın kocası beni öldürmeye geldiler. Evde bir tüfek vardı. Koştum, kaptım. Sizi öldürürüm dedim. “seni er geç bir yerde sıkıştırıp bıçaklayacağım” dedi abim.

Sonra ne yaptınız? Nereye gittiniz?

Diğer ablama gittim. Eniştem istemedi. Dayıma gittim. Babam dayıma “kime verirseniz verin” demiş. Sonra babam beni eve çağırdı. Gittim. Beni para karşılığı satmak istedi. Sattığı adam gelip beni aldı. Gitmek istiyorum dediğimde “senin için şu kadar para verdim. Git ama önce paramı versinler” dedi. Ben yine kaçtım. Babama “seni polise şikayet edeceğim” dedim. Kime sığındıysam hep sırtımdan darbe yedim. Herkes benden bir şey bekledi. Kötü yola düştüm. Kimse elimden tutmadı. Ama bütün bunlar benim suçum değildi.

Yeniden evlendiniz mi?

Evet evlendim. Çocuğum oldu. Ama babasın cezaevine girdi. Ayrıldık. Sonra bir başkasıyla tanıştım. Yine evlendim. Ondan da bir çocuğum oldu. Ama şu an çocuğum yurtta. 8 yaşında bir kız çocuğu.

Neden yurtta kalıyor kızınız?

Eski birlikte olduğum kişi kızımı kaçırdı ve taciz etti. Eski kocamla aralarında bir tartışma geçmiş. O da ondan intikam almak için benim kızımı kaçırdı. “Ben intikamımı aldım” dedi sonra da. Keşke beni arabanın arkasına bağlayıp sürükleseydi. Benim körpecik yavrumdan ne istedi. Anayım, yüreğim dayanmıyor. Her gece ağlıyorum. Kızımı görmeye gittiğimde o beni teselli ediyor. “Ben okuyup sana bakacağım” diyor. O yüzden güzel kızlarım, okuyun. Mesleklerinizi elinize alın. Erken evlilik iyi değil. Altın bileziklerinizi takın, eşinize kendinizi ezdirmeyin. Bana bakın. Ne olursa olsun, yine ayaktayım. Çünkü bütün bunlar benim hatam değil, babamın hatası.

Nergiz hanımın hıçkırıkları bizi derinden etkiledi. Ve aynı cümleyi hepimiz bir kez daha tekrarladık: “bırakın çocuklar çocuk kalsınlar!”

Bir Yorum Yazın