Bugün Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği’ne doğru yola çıktık. Dernek Başkanı Adile Doğan, bize Selda Hanım’dan bahsetmişti. Dernek olarak ellerinden geleni yapıyorlardı ancak en önemlisi bu kadının sesini duyurmasıydı. Hikayesini dinlemek üzere Üsküdar Üniversitesi’nden ayrıldık. Derneğe vardığımızda kucağındaki 40 günlük bebeğiyle bekliyordu bizi Selda Hanım.

Nasıl bir çocukluk yaşadınız?

Çoğunu hatırlıyorum, çoğunu hatırlamıyorum. zaten okumam yazmam da yok. Babam ile sorunlar yaşıyorduk. Okula giderdim. Öğretmen ödev verirdi. Babama gösterirdim. Bana öğretmezdi, benimle ilgilenmezdi. Kendimi üvey çocuk gibi hissederdim. Diğer kardeşlerime iyi davranırdı, bana kötü. Üç kardeşiz biz. Ama şu an tek başımayım. 12 yaşımdayken evden kaçtım. Eşim benden 24 yaş büyüktü. 36 yaşındaydı. Aile yaşantım sebebiyle mecburen evlenmek zorunda kaldım. Nedenlerinden bahsetmek istemiyorum. Ben konfeksiyonda çalışıyordum, eşim taksi şoförüydü. Beni evine götürdü ama evliymiş. Ondan ayrıldı ama biz resmi nikah yapmadık. Hoca nikahı yaptık. Dörtte taksiyi alır gece 2 de bırakırdı evde hiç durmazdı. Belli bir dönem birlikte yaşadık fakat geçimsizlik sonucu ayrıldık. Bu arada ilk çocuğuma hamile kaldım. Babamın evinde doğum yaptım. Ailem bizi tekrar barıştırmak istedi fakat aynı durumları yaşadık yeniden. Ayrıldık.

Aileniz ne diyordu bu duruma?

Babam bizim barışmamızı istiyordu. Onun ailesi beni hiç istemiyordu. Annesiyle hiç anlaşamıyorduk. Kocam beni hiç dövmedi, yalan yok. Sürekli annesi yüzünden kavga ediyorduk, onun yüzünden de ayrıldık. Alevi olduğum için kabul edemiyorlardı beni. Ben babamın evine gidiyordum kavga ettiğimizde. Onlar bizi barıştırıyorlardı. Bir çocuğumuz da olmuştu. Evden en son ayrıldığım zaman ikinci çocuğuma beş aylık hamile olduğumu öğrenmiştim. Şişhane kadın sığınma evine yerleştirildim. Doğumu orada gerçekleştirdim. Oğlum doğduktan kırk gün sonra yuvaya vermek zorunda kaldım. ilk çocuğum yanımda kaldı. İyi kötü idare ediyorduk oğlumla ama havalar soğuyunca bakamaz hale geldim ve onu da yuvaya verdim. 2012 de çocuklarımı aldım fakat bakamadığım gerekçesiyle bir sene sonra elimden aldılar. 2016 yılında tekrar aldım ama aynı bahaneyle tekrar elimden aldılar. Şu an hala çocuklarım yurtta.

Bir daha evlendiniz mi?

Evet. İkinci eşimle de bir arkadaş vasıtasıyla konfeksiyonda tanıştık. Arkadaşlık yaptığımız esnada istemeden hamile kaldım.  Çocuğu kabullendi. “İster kabullen, ister kabullenme. Ben kendi soyadımla büyüteceğim çocuğumu” dedim. Bana “Yok, ben seninle evleneceğim” dedi. Ben ona söyledim. “Bak, benim iki çocuğum var. Evlendim, ayrıldım. Senin ilk evliliğin olacak. Ailen üzerine gelir, laf söylerler” dedim.  “Ben bütün sorumluluğu üstleniyorum. Nikâh kıyalım” dedi. Nikah kıydık, evlendik. Eşim askerden kaçmış evvelinde. Cezasını ödemek için cezaevine girdi. Çıktıktan sonra çok değişti huyları. Alkol alıyordu. Sürekli arkadaşlarıyla birlikteydi. Evliliğimizde sorunlar ortaya çıktı.

İkinci eşinizden çocuğunuz var mı?

İkinci eşimden 4 çocuğumun var. Ben doğma büyüme karşıda yaşıyordum. Beni buraya getirdi, Pendik’e. Ev tuttuk, taşındık. Ailem onunla evlendiğimi bilmiyordu çünkü onlarla 12 senedir görüşmüyorum. Yeni yeni konuşmaya başladık. İkinci evliliğimden ve ondan olan çocuklarımdan haberleri yok. Çocuklarımın devlet tarafından alındığı dönemde eşimle çok kavga ediyorduk. Yalan yok. Devletten yardım alıyordum, çocuklar için maaş alıyordum. O sadece kira ve suyu karşılıyordu. Onu da geç ödüyordu zaten. Onun dışında her şeyi ben karşılıyordum. Bir arkadaşı var. Bizim evliliğimizi bitiren o, alkol ve arkadaş ortamları oldu. Hamilelik dönemimde şiddet gördüm. Tartışma yaşadık. Karnıma vurdu. Ben daha sonra dayanamayıp evi terk ettim çocuklarımla birlikte. Çocuklar aç kalmış, umurunda değildi.

Peki şu an ne yapıyorsunuz?

Eşimle iletişimimizi bir arkadaş yolu ile kuruyoruz. Bir bez parası, bir de mama parası yollarsa yolluyor ama nerede yaşadığından haberim yok.  Ben ona dedim. “Devlet bana yardım ediyor. haberlere de çıktım. Bütün bunlar olduktan sonra geri gelme” dedim. Zaten Adile abla da otobüste görmüş onu.  “İstemiyorum” demiş. “Bakacak durumum yok, biz ayrıldık” demiş gayet rahat bir şekilde.

Çocuklarınız nerede?

Ben çocuklarımı gidip göremiyorum çünkü hepsi farklı bir yuvada. Diğer çocuğum da eski kayınvalidemle birlikte. Sadece yazları görüşüyoruz. 28 yaşındayım ve bu son şansım. Çocuklarımı almak istiyorum, bensiz yapamıyorlar. İnsanlar dışarıdan baktığında “Ne pis kadın. Önem vermiyor hiçbir şeye” diyorlar, biliyorum ama aslında yaşanılan hayatı kimse bilmiyor. Benim yaşadıklarımı kimse bilmiyor, anlatamıyorum. Bilmeden yargılamak, suçlamak o kadar kolay ki. Çocuklarımı kaç kez almak istedim ama herkes karşı çıktı, eşim bile. “Bakamazsın” dediler. Bu evladıma bakıyorum, onlara da bakardım elbette. Eşim kağıt topluyordu. Oğlum da onunla giderdi. Etraftan görenler olurdu. “Çocuğu mu çalıştırıyorsun?” diye kızarlardı. İhbar edenler bile olmuştu ama ne yapacaksın? Yoksulluk, açlık. Hangimiz biliyoruz başımıza nelerin geleceğini? Ama ben asla pes etmeyeceğim. Çocuklarımı alıp onlarla yeniden bir hayat kuracağım.

 

Bir Yorum Yazın